Kitap çalışmamda süreç yavaş ilerliyor. Macau bitti. Sıra ABD’de. Fotoğrafları elden geçir, seçim yap, şablon belirle, yazılarını yaz, yerleşimini yap vs vs…
İlk kitap ‘yolculuk’ beklediğimden daha kaliteli bir baskıyla elime ulaştı. Çok keyifle çektiğim ve seçtiğim fotoğraflar vardı içinde. Elimdeki binlerce fotoğraftan elemek zor olmuştu açıkçası. Bu doğrultuda ülkeleri de farklı kitaplara bölmeye karar vermiştim.
İkinci kitabın hazırlıklarına da başladım. Konu bu sefer uzak mesafelerde yaşananlar… Daha uzun bir süreçte bitecek gibi duruyor. Şimdilik gecelerimi buna ayırdım gibi. Gelen öneriler doğrultusunda bu sefer ufak açıklamaları da ekliyorum ;)
Gezdiğim yerlere dair çektiğim fotoğrafları özellikle arkadaş çevremden isteyenlerle sık sık paylaşıyordum. Büyük bir kısmı son beş senede çekilmiş onbinlerce fotoğraf birikmişti ve hepsini bilgisayarda tutuyordum.
Geçen Ağustos ayında T+L dergisinin Türkiye baskısına hazırladığım bir yazıda Blurb.com‘dan bahsediliyordu. Sistem çok güzeldi. Bilgisyarınıza indirdiğiniz bir yazılımla, onlarca hazır şablon üzerinden seçimler yaparak, dilediğiniz tarzda ve kendinize ait bir kitap yaratabiliyordunuz. Tasarım tamamlandıktan sonra bunu siteye gönderip bastırmak için de parasını ödediğinizde yüksek kalitede hazırlanan kitabınız evinize teslim ediliyordu.
O dönemlerde sitenin adresini evdeki bilgisayarımın masaüstüne atmıştım ve her gün bana bakıyordu. En son İsviçre gezisinin ardından içlerinde çok beğendiğim fotoğrafların ortaya çıkması da beni tetikleyen bir unsur oldu sanırım.
Uzun lafın kısası, gezi fotoğraflarımdan oluşan ilk kitabım “yolculuk”un siparişi verildi. Deneme mahiyetindeki bu sürümde 9 farklı ülkeden 260 civarında seçilmiş fotoğraf yer alıyor. Kitap ise 226 sayfa.
İtiraf etmeliyim ki, çektiğiniz fotoğrafların her birinde o ana dair sizde kalan birşeyler olduğu için eleme yapmak epey zor oldu. Mümkün olduğu kadar en çok sevdiğim kareleri bir araya getirmeye çalıştım. İlk baskı 1 Aralık’ta teslim edilecek. Heyecanlıyım… Diğer ülkeler için de farklı kitaplar tasarlamayı planlıyorum. Ama biraz da zaman meselesi.
Kitabın örnek sayfalarını merak edenler için Blurb üzerinde “preview” sayfaları mevcut. Dileyenler buraya tıklayarak göz atabilir.
Bu aralar şu volkan patlamasıyla alakalı haberler gündemi fazlasıyla meşgul ediyor. Hava trafiği felç, havaalanlarından insanlar perişan vs. vs… İşin dramatik boyutu bir yana, fotoğraf meraklıları da nadiren gerçekleşen bu olayı en güzel şekilde değerlendirmek adına deklanşöre basmışlar. Dolanırken gördüğüm karelerden bazıları yukarıda…
Bundan beş on sene kadar önce küçük bir kasabanın meydanında, çevre düzenlemesi amacıyla dikilmiş laleleri görünce otobüs durağında beklerken kafamdan geçen şey “İstanbul’da olsa bunları koparırlar herhalde” düşüncesiydi.
Ama işte zamanla bazı şeyler de gelişiyor. Geçenlerde gazetelerde “Lale Anayurduna Dönüyor Projesi” ile ilgili bir haber okumuştum. 2004’ten bu yana her yıl şehrin belli yerlerine renk renk lale soğanları dikiliyor. Geçen sene 9 milyon 300 bin adet dikmişler. İşin güzel tarafı bu 4 küsur milyon liralık maliyetin “Uluslararası İstanbul Lale Festivali” kapsamında iç ve dış turizme olan katkısıyla karşılanabiliyor olması.
Yukarıdaki fotoğraf ise Hollanda’da lale tarlalarından. Zamanında bizde de üretim böyle miydi bilemiyorum ama Hollanda bu işin turizmini en iyi yapan yerlerden birisi hiç şüphesiz. Ben gidemedim. Ama yolu düşen, denk gelen olursa Keukenhof’a bir uğrasın. Fotoğraf sevdalıları için de muazzam bir ortam.
← Eski konular Sayfa 1 / 2
