Pek sevgili blog,
Hani o bana söylenen bahaneler var ya… hiçbirini yemedim aslında. “Köpppek” gibi biliyordum hepsinin altında yatan gerçekleri.
İnsanoğlu işte. Umut ettikçe yaşıyor gerçek anlamda. Bütün bu olanlar, yaşananlar ben izin verdiğim için oldu. Bana bir şey yaptırılmadı aslında.
Neyse yarın bir gün dönerim de okurum sana bu yazdıklarımı. Lazım olacaktır illa ki. Kimsenin anlamasına da gerek yok. Ben uyanırım olaya :-)
Tecrübe…
Osman Kaçmaz’ın “Linç” isimli kitabından, günümüz basınına dair:
Ama görmezler, duymazlar, konuşmazlar; görseler dahi görmezden gelirler; konuşmamızın tamamını değil bir kısmını verirler; onlar için tek gerçek, tek doğru, bir haberin manşete çıkmasıdır; onlar için tek gerçek, tek doğru iktidardakilerin işine gelen haberlerin yayımlanmasıdır; sizi linç etmeye karar vermişlerse, yaptığınız iyi ve doğru şeyleri gizlerler, göstermezler.
“Basın ahlakı” denen şey Türkiye’de yalnızca “sözde” kalmıştır, kalır. Cımbızlama yaparlar; dikkat çekmek istedik, haber tekniğidir derler… Yapılan gerçek dışı haberin sizin ve ailenizin hayatını nasıl olumsuz etkilediğini, etkileyeceğini düşünmezler. Bu ne zamandır böyledir, bilinmez; hep böyle mi gider, bilinmez; bildiğim bir şey var: “Linç” devam ediyor…
Bıktım sağlık problemlerinden. Dizimi nasıl çarptıysam artık… çapraz bağlarımda aşırı zedelenme var ve yürümemi çok etkiliyor. Sürekli bir yanma ve ağrı hissi. Alınan ağrı kesiciler, dizlik ve yine çarpmamak için azami dikkat… :(
Zamana dair arada sırada alakalı alakasız bir çırpıda aklıma geliverenler…
Çin’de geçen 30 küsur günden bu yana 3 sene
“Ondan” gelen ilk mailden bu yana 4 sene
T+L dergisine yazı yazmaya başlayalı 5 sene
Askerlik biteli 7 sene
Bilgisayar dergilerine yazmaya başlayalı 8 sene
Fenerbahçe için çalışmaya başlayalı 10 sene
Saracoğlu’ndan kombine almaya başlayalı 11 sene…
Osman Kaçmaz’ın “Linç” isimli kitabını okumaya başladım. Durum vahim…
Başbakan ve Cumhurbaşkanı hakkında verdiği kararlar nedeniyle kendi ifadesiyle “linç” edilen bir ağır ceza hakiminin yaşadıklarını isimler ve tarihlerle bir bir yazıyor.
Ülkedeki adalet sisteminin ne hale geldiğini, hukuka sürülen lekeleri ve basının bu süreçteki etkisini vurguluyor kitapta. Örnekler ve fotoğraflarla…
Sonumuz hayır ola :(
← Eski konular Sayfa 1 / 10
